yeni
popüler
sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1463)
  • medya (32)
tarih
oy (güzelinden)

1463. direkt marka giriyorum benim tercih etmeyeceklerim bundan sonra manuka, zeruj (boykot için alkol almazsanız kafanız açılır iyi iyi dedi), trendyol, hepsiburada sildim, getir, yemeksepeti sildim, ihtiyaç dolu keyfi alışverişi kıstım evdekileri bitirmek üzerine bir planım var bir süre.

bugün 03:20

1462. Ülkemizde son 5-6 yıldır -özellikle pandemi sonrası- bilinçli bir tüketme kampanyası yapıldığını düşünüyorum. Argümanları da şu: kazandığımız para asla ev, araba almamıza yetmeyecek, o zaman neden para biriktirelim ki, harcayalım gitsin amaaan 3 günlük dünya. Bunun ne kadar yanlış bir mantık olduğunu anca anlamaya başlıyor insanlar. Tüketimin sadece geçici mutluluk getireceğini, önemli olanın refah ve huzur içinde yaşadığın bir ülkede tüketme gücün varken tüketmemeyi tercih etmenin dayanılmaz hafifliğiyle yeni tanışıyorlar. Böyle konuştuğuma bakmayın ben de kısa zaman öncesine kadar ilk gruptaydım ama özellikle son 2 yıldır tüketim alışkanlıklarımı gözden geçirmeye başladım ve zamanında ne kadar gereksiz harcama yapmış olduğumu gördüm. Olsun, zararın neresinden dönülse kârdır. Şu an ülkem ve milletim için en büyük korkum bu boykot furyasına kapılıp bir iki gün hiçbir şey almadıktan sonra salıp deli gibi alışveriş yapma alışkanlıklarına geri dönmeleri. Umarım böyle bişey olmaz ve insanlar artık gözlerini açar ve bilinçlenirler. Hiç kimsenin 50 tane pantolona, 25 tane ayakkabıya, 4 tane süpürgeye ihtiyacı yok. Sadece bedenimizi değil ruhumuzu da doyurabilmeyi başardığımız günler dileğiyle...

dün 16:16

1461. - sadece siyahlar için deterjanım kaldı, tüm çamaşırları onunla yıkıyorum. gayet de memnunum. o bitene kadar detarjan bile almayacağım.

- son 3 yıldır zaten acil ihtiyaç olmadıkça giyim ürünü bile almıyordum. boykot boyunca da almayacağım.

- eskiden sephora black üyesiydim, son 2 yıldır alışverişi kestim. boykot boyunca da hiçbir yerden kozmetik ürünü almayacağım.

- 3 harfli marketlere zaten uğramıyorum. diğer market alışverişini de artık yerel market ve bakkallardan yapacağım.

- ülker gibi markalar küçüklüğümden beri evimize girmezdi. şimdi daha da dikkat edeceğim.

- kahve desen zaten dokunuyor içemiyorum ama artık önlerinden bile geçmem.

- özellikle belli bankalardaki gereksiz kart ve hesaplarımı da kapatıyorum.

- televizyonla da aram hiçbir zaman olmadı. şu sıralar boş zamanlarımda daron acemoğlu'nun ulusların düşüşü adlı kitabını okuyorum, tavsiye ederim.

1 nisan 00:06


1460. 2025 yılına girerken başlamıştım bir nevi. Yine de alışveriş bağımlılığım ara ara nüksediyordu. Ta ki boykotumuzun başlangıcına kadar. 5 gün hiçbir şey satın almadım. 6. gün sadece temel ihtiyaçlarımı aldım, ki ciddi bir alışveriş sorunum var. Temel ihtiyaçlarımı alıp çıktım gittim evime. Alkollü içki tüketimim minimum. Mekanlara gitmiyorum, dışardan yemek söylemiyorum. Haftada bir gün temel ihtiyaçları alıyorsam alıyorum, sonraki günler hiçbir şey harcamıyorum. Muse konserinin biletleri için gün sayarken bugün ondan da vazgeçtik. Belki Muse da gelmekten vazgeçer kim bilir? Çok kıyafetim, çokça da kozmetik malzemem var. Bir yüz toniğimi alacağım, yanına 'Bir de şu serumu deneyeyim,' demeyeceğim. Dijital üyeliklerimi iptal ettim. Alışveriş uygulamalarındaki hesaplarımı sildim. Lüksü kedilerimin mamasında kullanacağım gerisiyle artık ilgilenmiyorum. Bizi hor görenlere tek kuruş kazandırmayacağım. Bu, sandığınız kadar basit değil, dalga dalga büyüyecektir. Ülkemi sevdiğim için buradayım. Bana düşman olanlara para kazandırmak için değil.

31 mart 23:09

1459. ülkemizin girdiği süreç sebebiyle hepimizin dört elle sarılması gereken uygulamadır arkadaşlar. boykottur. alışveriş falan yapmayalım. bıktım vergilerimle ve paramla yandaş beslemekten. yandaş bankadaki maaş hesabımda her şeyi çekiyor ve binance'te tutuyorum. kalanı da nakit olarak alıyorum elime. hiç kimseye zırnık koklatmayacağım. keşke şöyle bahçeli bi evim olsaydı da organik tarım, permakültür ayağına hiçbir dış enerjiye de ihtiyacım olmasaydı. aldığımız nefesten vergi alan bu sisteme ve onların eğitimsiz torunlarına hakkımı asla helal etmedim, etmeyeceğim de. helal lokma yok size. anca nemalanmayı bilirsiniz. bunlara destek çıkan, umursamayıp alışveriş edenle de iletişimi kesip yalnızlaştırmak lazım. bakın görün 3 gün boykot edilince nasıl indirim yaptı hepsi. geçen senelerin bayram indirimleri bu kadar bonkör değildi açıkçası. millet alışveriş hesabını silmesin diye sitelerini kapattılar yahu! uyan türk halkı, bunlar bizi kandırdı onlarca sene, x fiyata satılabilecek şeyleri 3x fiyata sattılar. enayi miyiz hala bunlardan bir şey alacağız?

28 mart 11:41

1458. son olaylardan sonra tüm alışveriş uygulamalarını silmemle birlikte elimden geldiğince katılmaya çalışacağım kampanya.

ana muhalefetin kısıtlı markaları kapsayan boykot çağrısı ve halk vicdanında gelişen genel direniş genel boykot kampanyası aslında ne kadar da hiç ihtiyacım olmayan şeylere arzu duyduğumu hatırlattı bana. hayır farklı yapıda başka bir ruja ihtiyacım yokmuş, sıkıştırılmış hali elimde mevcutken toz pudraya da ihtiyacım yokmuş. son anda kasada ürünleri okuturken sepete attığım ülker çikolataya hele hiç ihtiyacım yokmuş.. dışarıdan söyleyeceğim yemek yerine 10 dkda yaptığım ton balıklı salatanın hem mideme hem cebime ne kadar iyi geldiğini boykotta henüz 4. günümdeyken bile fark edebildim. 

gelecek bir buçuk hafta boyunca ekran karartma cezasına çarptırılan kanalın gazetesi ve temel gıda ve temizlik, kişisel hijyen ihtiyaçlarım dışında hiçbir alışveriş yapmayacağıma dair kendime söz verdim. herkese anlayacağı dilden konuşmak önemli.

27 mart 23:15

1457. La bu benim meğer yıllardır yaptığım bir kampanyaymış. (Öğrencilik, yoksulluk) Bir şey değişmedi. Ama tabi daha dikkatli olmakta fayda var.

#boykott

27 mart 00:20 27 mart 00:20


1456. uzun zaman sonra ilk kez alışveriş merkezine gittim ve mangoda 4500 liraya elbise ve 1200 liraya düz tişört gördüm.

mango denen marka benim lisede haftasonu arkadaşlarımla hamburger yedikten sonra girdiğim, öğrenci harçlığımla tişört falan alıp çıktığım bir markaydı. şu an 31 yaşındayım ve etiketlerine bakarken içim acıyor. 

ben bu fiyatları kabul etmiyorum. bu artık döviz kuruyla açıklanabilecek bir şey değil, bu düpedüz fırsatçılık. 1200 liraya düz tişört satamazsın ya. sen nüfusunun yarısı asgari ücretle geçinen  türk insanına isveçte ingilterede danimarkada uyguladığın fiyat politikasını uygulayamazsın. 1200 liraya sattığın tişörtün sana maliyeti 200₺ bile değil. 700'e satsan da kar edeceksin ama hayır sen zengin avrupa ülkesinde kaça satıyorsan türkiyede de o kadara satmaya çalışıyorsun. burada daha düşük kar marjıyla satış yapmayı göze alamıyorsan siktir git, ben de senden alışveriş yapmıyorum. 

 

hem fırsatçı global markaları, hem yandaş türk markalarını boykot ediyorum  

#boykot 

26 mart 12:45

1455. ay ortasında biten maaşım sebebiyle yıllardır zorunlu/otomatik katılım sağladığım kampanyadır. temel ihtiyaçlarda market-marka seçimlerimle de artık şahsıma kampanya kapsamında bir rütbe, rozet bişiler verilmesini rica ediyorum.

26 mart 00:35

1454. Yıllar önce söylediğimi tekrar ediyorum: "bakmazsan almazsın"

Canınız mı sıkıldı? Atın kendinizi bağa, bahçeye, ormana.. bakmazsanız almazsınız.

25 mart 12:09


1453. Bilincli tuketimin ruha da iyi geldigine inandigim kampanya. Boykot markalarinin cogunu Filistin mevzusundan bu yana tuketmemeye calisiyorum; simdi ise yine halki gormeyen, havuz tv kanallarina destek veren markalari da tuketmeyecegim. listedeki bir cok markayi tahmin edip satin almiyordum zaten bir suredir; simdi bunu bilinclenerek topluca yapmak hepimize iyi gelecektir inaniyorum. 

25 mart 03:17

1452. boykot ve tüketmiyoruz kampanyası dahilinde bugünkü icraatlerimi not almak isterim. size de ilham olur belki.

-dün geceye kadar süren belli başlı işlerim olduğu için yanımda götürmeye öğle yemeği hazırlayamamıştım, yanımda sadece 1 paket bisküvi vardı onu yedim. hiçbir şey almadım, sipariş etmedim. tavsiye değildir ama iradedir.

-dışarıdan kahve/abur cubur almadım.

-düzenli sigara içen biriyim, sigara almadım. alkol almadım.

-evimin daha yakınında olan migros yerine biraz daha yürüyüp yerel bir markete gittim. sadece ihtiyacım olan, bu mevsimin sebze ve meyvelerini aldım. nakit ödedim. sigarasız kaldığım için bir tane de papatya çayı aldım. ülkenin kahrı çekilmiyor öbür türlü.

-son olarak eve gidiş yolumda eslab kanzi tayfaya dik dik bakarak onları rahatsız ettim.

24 mart 17:50 24 mart 17:52

1451. sevgili akanrimel'in başka bir başlıktaki girdisine ithafen 'geçirdiğimiz son birkaç günden sonra daha da anlam kazanmış, uygulanması vatandaşlık görevi olmuş kampanyadır' diye tanım yaparak başlığı up'lamak istiyorum.

tüketimden gelen gücümüzü kullanıp temel ihtiyaçlarımız dışındaki ürünleri tüketmeyi ve yandaş markalara para kazandırmayı kesmek bilinçli ve sorumlu her vatandaşın en kolay yapabileceği boykot. burada da aklı başında, halkın iradesine vurdukları darbeyi gören ve artık bu yasakçı zihniyeti ve harami düzenini yıkmak isteyen pek çok genç kadın olduğunu biliyorum. artık gücümüzün farkına varalım ve bizim üzerimizden cebini dolduran bütün yandaş markaları, günlerdir sesini çıkarmadan ölü taklidi yapan internet ünlülerini, fahiş fiyatlama yapan firmaları tüketmeyi bırakalım, özellikle yandaş markaların sözlüğümüzde bir başlığı olsun, birbirimizi bu şekilde bilinçlendirelim diyorum.

24 mart 16:22


1450. Ben tüketmiyor değilim ama özellikle yeme içme dışında lüks tüketmemeye çalışıyorum. Yabancı bir kaynakta kişinin yatırım olarak en zor birikiminin ilk 100.000$ civarında olduğu, sonrasının kendiliğinden geldiğine ilişkin bir veri görmüştüm.

Bir çok insanın zaten ev araba gibi büyük edinimlerde bulunamayız o yüzden lüks tüketelim gibi bir kampanyaya yöneltilerek kandırıldığını görüyorum. Ben bunun gerçeği yansıttığını düşünmüyorum. İnsanları lüks tüketime yönlendirmek için böyle bir şey uydurdular. Lüks ürünler insana bir değerlilik algısı yüklediği için ve egoyu beslediği için de bu çok kolay oldu. İşin aslında anne-babalarımız gibi tüketirseniz gayet ev de alırsınız araba da. Dikkat edin onlar mutfaktaki sarı bezi bile aylarca kullanırlar, değil dior allık almak.

Asıl sorun gerçekten aslında "gerek olmaması". Kendinizi değerli hissetmek için size değer veren insanlarla vakit geçirebilirsiniz, lüks bir eşya almanıza gerek yok. Bence gerçekten lüks çoğu ürünün ortalama çoğu üründen farkı da yok. Elbette istisna bir çok ürün de var, önemli bir kalite farkı varsa tercih de edilebilir. Ancak benim çoğu arkadaşım para biriktirememekten veya kredi kartı borçlarından muzdarip ve yine de montundan çantasına cüzdanına her şeylerini lüks alıyorlar. Yakın bir arkadaşım geçen ay yurt dışına çıktığında 17 bin liraya barbour mont almış, buradaki fiyatına göre 5-10 bin daha ucuz olduğu için sırf. Geçen hafta para birikteremediği için üzülüyordu ve benim bu yaşta nasıl araba aldığıma şaşırıyorlar. Arkadaşlar ben kotonda indirimden mont alıyorum ve çok memnunum.

Özetle söylemek istediğim her şey çok pahalı, asla ev araba alamayız, o yüzden yaşayalım bu hayatı diye bir şey yok. Elbette yaşayın ama bu kapitalizmin insanları tüketime yönlendirmek için uydurduğu bir kampanya. Buna kanmaz ve gerekli olanla yetinirseniz her şeyi yapabilirsiniz. Hatta kalan parayla hayır işi bile yapabilirsiniz.

22 şubat 09:55

1449. tuketmiyoruz kampanyasi biraz psikolojik bir savas vermeye benziyor gercekten.

sartlar artik keyfi harcamalara musade etmiyor maalesef, bunun yani sira tabi temel ihtiyaclar luks olmamali.

ben yatirim yapma uzerine calisiyorum son iki senedir, kredi karti kullanmayi birakali tam dort ay oldu ve nakit harciyorum. Cok zorlandim, cunku tomarla para tasiyorum ve bir anda bitiyor malum fiyat artislari ile birlikte. bir cok yerde para ustu alamadim cunku kimse nakit odeme yapmadigi icin bozuk paralari yok. ama cok iyi hissediyorum kendimi, hafiflemis hissediyorum. mesela oje alacaktim, tek renk bir tane alip ciktim cunku yanimda ekstra param yoktu, daha yemek yemem gerekiyordu. kredi kartim olsa eminim iki-uc renk alirdim. o kadar faydali oldu ki, kendi elimdeki para ile hareket etmek gereksiz harcama yapmami engelleyip sadece ihtiyaclarimi almayi sagladi. ustelik paraya dokunmak para ile iliskinizi degistiriyor. diger bir farkindaligim ise boyle alisveris yaparken paraniz yoktur ya da yetmiyordur, hani boyle kotu hisserdersiniz, sanki onu alirsaniz dunyaniz mukemmel olacakti ama alamiyorsunuz ve dunyaniz kararir gibi bir his. sanki o markaya muhtacsiniz gibi. aslinda degilsiniz :) hatta almazsiniz, dunyaniz daha iyi oluyor. siz onlara muhtac degilsiniz, onlar size muhtac. paranizi biriktirip belli bir noktaya geldiginiz zaman ekonomik ozgurluk acisindan, markalar size muhtac demek oluyor. umarim ne demek istedigimi anlatabilmisimdir. sevgiler...

22 ocak 18:37

1448. Tüketmiyoruz ile tüketemiyoruz arasında ince bir çizgide gidip geliyorum. Giderek her şey lüks haline geliyor. Ayda bir kez arkadaşlarımla dışarda kahve içmek, bir şeyler atıştırıp sosyalleşmek lüks olmamalıl! Tiyatroya ya da sinemaya gitmek lüks olmamalı! Kitap satın almak lüks olmamalı! Kısa da olsa tatile gidebilmek lüks olmamalı! Sevdiğiniz birine, çocuğunuza, arkadaşınıza, anne, baba ya da kardeşinize hediye almak lüks olmamalı! Market rafında sırf meraktan tadını denemek istediğiniz çikolatayı, içeceği, yiyeceği almak lüks olmamalı! Yüzümüzü sabunla değil cildimize uygun bir yüz yıkama jeliyle yıkamak, kremlemek lüks olmamalı! Kendimizi mutlu etmek için 40 yılın başında bir kez ayakkabı, çanta ya da tişörtü satın almak lüks olmamalı! Sadece karnımızı doyurabilmemiz, başımızın üstünde bir çatı ve giyecek temiz kıyafetlerimiz olması elbette güzel ama sadece bunlarla yaşanmaz! Buna yaşamak değil hayatta kalmak denir! Oh içimi döktüm rahatladım. Tabii ki deli gibi alışveriş yapıp boş şeylere para harcayıp kredi kartı borcu yapın demiyorum. Mümkünse giderlerinizi kontrol altında tutun. Kredi çekip abuk subuk harcamayın. Ama yaşayın, yaşamanın hakkımız olduğunu unutmayın.

10 ocak 16:49

1447. İnsanların ihtiyacın fazlasını tüketmemekle ilgili anlayamadıkları şey bunun kendinize karşı ama yine kendinize verdiğiniz destekle yendiğiniz bir psikolojik mücadele olduğu. O yüzden ama günde bir tane aldığım kahveyi kessem ne olur, zaten çok bir şey tutmuyor demek bu psikolojiyi anlayamadığımızı gösteriyor. Halbuki o dışarıdan alınan bir kahveyi artık almamak büyük bir mücadele için atılmış küçük bir adımdır. Küçük adımları başarabildiğinizi gördüğünüzde büyük adımları atmak için cesaretiniz artar. Ben ocak ayını kıyafet ve kozmetik almadan geçirmek için kendime söz verdim. Şu ana kadar becerdim, ancak henüz 10 gün oldu. Önümde daha 21 gün daha var, ama 10 gün gibi görece kısa bir süreyi bu kalemleri almayarak geçirdiğim için de kendimi tebrik ediyorum. 

10 ocak 15:18


1446. 2026 yılına borçsuz girebilmem için yapmam gerekiyor. 2024 benim için tam bir tüketim yılıydı. Gözüm dönmüş gibi alışveriş yaptım. Üzgün olduğumda da, sevinçli olduğumda da bir bahane buldum ve alışveriş yaptım. Anlayacağınız üzere kredi kartlarım ve kredilerim çok tatlı geliyordu çünkü. Sonra baktım ki işin sonu çok da iyi bir yere gitmiyor, durdurdum kendimi. Şöyle diyeyim, filtre kahve makinem var ve her gün işe kahvemle gidiyorum. Her gün aldığım bir kahveyi bile almaz oldum. Mesela bu kış için bir kısa bir de uzun kaban izni verdim kendime. Yaz için de bir sandalet bir de klasik stiletto. Hepsi bu. Hem borcum var zaten hem de birikim yapmak istiyorum. Her ay kenara ne kadar koyabilirim bilmiyorum ama 1 lirayı bile küçük görmeden kenara koyacağım. 

Açıkçası zaten her şeyin fiyatı, özellikle bu ay itibariyle, inanılmaz arttı. 

Bu sene için tek bir lüksüm olacak o da Guns'n Roses konserine gitmek. Onun dışında ev, iş arasındayım, temel ihtiyaçlar harici, mağazalarda keyfi olarak alışveriş yapmayacağım. 

2026 başında başarıp başarmadığımı tekrar yazarım. Şu ana kadar iyi gidiyorum.

9 ocak 21:13

1445. Kendime güvenmediğim için bu başlığa yazmamıştım ama 2024 benim için tüketmiyoruz senesiydi. Kahve hariç, onu 2025'te hayata geçireceğim. Çünkü artık araba almak istiyorum. Hem de kredi bile çekmeden bunu yapacağım.

Bu sözlüğe ilk kaydolduğumda üniversitenin başındaydım. İnsanda irade olmayınca girdilerden etkileniyor arkadaşlar, o zamanlarda da çok aktifti ssözlük. Ben de hesabı kapattım. Sonra minimalleşme kararı alıp bu hesabı açtım. Minimalleşmem tabii ki çok zaman aldı.

60 küsur sadece kırmızı rujum vardı birkaç yıl önce. Çoğunu bitirdim, birkaç tanesi bozulduğu için attım. 100'e yakın ojem vardı. Ne gerek var bu kadar kolay bozulan üründen bu kadar fazla olmasına? Hepsi arka arkaya bozulunca sadece düzenli Kullandığım 5-6 tane renk aldım. Bitince gidip o tondan aldım.

Kendime bu şekilde ket vurmadıkça alıp alıp duruyorum. O kozmetik mağazalara girdikçe elim boş çıkmıyorum. Bu sebeple ihtiyaç dışında girmemeye başladım. Ped, şampuan gibi ürünler zincir marketlerde de indirime giriyor. Stok yapma alışkanlığım yoktu zaten. Bakım ürünlerinde elimdeki bitmek üzereyken indirimde gidip yenisini alıp çıkıyorum. Şayet kozmetik mağazalara girdiysem öncesinde ne alacağıma karar verip ona göre sadece onları alıp çıkıyorum. Artık bu usule o kadar alıştım ki markaların bölümlerinde gezmek bile keyif vermiyor.

Kozmetik dışı kısma da gelelim. Zor dönemlerden geçtim. Eve kapandığım süreçlerdendi. Bu sebeple dışarıda vakit geçirirken içtiğim kahveler, yanına aldığım tatlılar gözümde değildi. E problemleri çözdüğüme göre bu kısma da el atıyorum.

Sabit bir çalışma ortamım yok. Ofiste değilsem her yerde olabiliyorum ve kahvesiz yaşayamam diyenlerdenim. Geçenlerde minik bir hesap yaptım, sadece 2024 yılında kafelere verdiğim parayla çok güzel bir kahve makinesi alabiliyormuşum. Elimde çok kaliteli bir termosum var, filtre kahve için her türlü malzemem de var. Dışarıda olduğum günler, ilçelere yolculuk yaptığım günler termosa filtre kahvemi koysam akşama kadar sıcacık ve 750 ml kahvem olacak. Çikolatalı, tahinli filtre kahve yapmak da inanılmaz basitmiş. 2025 yılında bu usule geçiyorum.

Dışarıda yemek fiyatları inanılmaz derecede. Daha 2 gün önce arkadaşımla kahvaltı yaptık, 1100 lira ödedik toplamda. Arkadaşım şehir dışından geldiğinden dün akşam da dışarıda yedik. 2 tavuk sote ve 2 bira da 1000 liraydı. Evet, eş dost aktivitelerinden para kesilmez. Ayda yılda bir yaptığım şeyin lafını etmeyeceğim. Ama bu örnek üzerinden nereye vardığımı belirtmek için bahsettim bunlardam. Dışarıda aldığım simit bile 30 lira olmuşken kahvaltı ve akşam yemeği alışkanlığımı gözden geçirmeliyim. Evde her şey var, mesai saati derdim de yokken sabah ve akşam öğünlerimi arkadaşlarla planım yoksa evde yemek en mantıklısı.

Ne zaman kredi çekmeden araba alacak konuma gelirim bilmiyorum ama şimdilik aklıma gelen hususlar bunlardı. Ve tüketmiyoruz kampanyası için kendi adıma gereksiz gördüğüm şeylere el atıyorum. Umarım olumlu noktaya varacağım

9 ocak 17:22

1444. Son yıllarda yükselişte olan ve biz kadınlar olmasak batacak kozmetik sektörü yüzünden maddi çöküşe geçtim dostlar. Kendimi bildim bileli özellikle renkli makyaja zaafım var ve kendimi durduramayacak duruma geldim ne yazık ki. Dönemsel durumlar haricinde cilt problemleri yaşamadığım için cilt bakımına düşkün değilim ama konu farlar rujlar oldu mu ben aklımı kaybediyorum. Kozmetiğe harcadığım parayı giyim kuşama harcasaydım şimdiye moda ikonası olmuştum.

Baktım bu iş bağımlılığa doğru evriliyor, ben de yıl boyu cüzdan sağlığımı korumak için birtakım kararlar aldım. Ama öyle langırss diye bütün sene şunu almıycam bunu yapmıycam demek istemiyorum. Bebek adımlarıyla gidip uygulanabilir hedefler koyarsam en azından gözüm korkmaz, diyeti bozup gözü dönmüş halde bi tencere makarna yemeye dönmez iş.

Örneğin no buy year demiyorum da no buy month diyorum. Ocak ayı içinde zaruri ihtiyaçlar haricinde -ped, pamuk, şampuan vs- kozmetik alışverişi yapmayacağım. Kaldı ki stoklarıma bakınca onların bile 3 aydan aşağı bitmesi mümkün görünmüyor. Ve sonuç olarak kendimi tutabilirsem ay sonunda kendime çanta ayakkabı elbise gibi bir hediye almak istiyorum. İnanmak başarmanın yarısıdır, hadi bakalım.

1 ocak 21:05